Türkiye Cumhuriyeti

Cidde Başkonsolosluğu

Başkonsolosluk Duyurusu

Suudi Arabistan'ın 2008 Bütçesi Ve Ülkedeki Ekonomik Gelişmeler , 15.12.2007

Suudi Arabistan'ın (SA) 2008 yılı bütçesine ilişkin bilgiler 11 Aralık 2007 tarihinde SA Bakanlar Kurulu tarafından açıklanmıştır. SA Bütçesi ve ülkedeki ekonomik gelişmeler ile ilgili olarak Büyükelçiliğimizce hazırlanan bir not bilginiz için aşağıda sunulmaktadır:
SA tarihinin en büyük bütçesi olacağı belirtilen 2008 yılı bütçesinde, toplam bütçe gelirlerinin 120 milyar Dolar, toplam bütçe giderlerinin 109.33 milyar Dolar, bütçe fazlasının da 10.7 milyar Dolar olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir. 2008 yılında, yeni yatırım projelerine toplam 44 milyar Dolar kaynak aktarılacaktır.
2006 ve 2007 yılları bütçelerinde olduğu gibi, 2008 yılında da bütçeden en fazla kaynak yine eğitime tahsis edilmiştir. Bütçeden %25 oranında pay ayrılan eğitim ve insan kaynakları gelişimi kaleminde, toplam 28 milyar Dolar harcama yapılması planlanmaktadır. Bu çerçevede, 10.4 milyar Dolar tutarındaki kaynak, kurulması planlanan okul, üniversite ve eğitim merkezleri için ayrılmıştır.
2008 bütçesinden sektörel bazda yapılan diğer tahsisatlara bakıldığında, sağlık ve sosyal işlere %11 (11.8 milyar Dolar), su ve tarımsal altyapının geliştirilmesine (7.6 milyar Dolar) ve belediye projelerine (4.4 milyar Dolar) %11, yeni projelere %7 (7.2 milyar Dolar), ulaştırma ve telekomünikasyona %4 (4.37 milyar Dolar), yargı sisteminin geliştirilmesine %2 (1.86 Dolar) ve diğer sektörlere %40 (44.5 milyar Dolar) oranında pay ayrıldığı görülmektedir.
Toplam 44 milyar Dolar olarak öngörülen yeni ve halen süregelen yatırımlar çerçevesinde,
·   Eğitim alanında, yeni okullar, üniversiteler, üniversitelerde araştırma merkezleri, 7 yeni kız teknik enstitüsü ve 16 mesleki eğitim merkezi kurulması,
·   Sağlık alanında, 8 yeni hastane, 250 sağlık merkezi yapılması ve halen inşası devam eden 79 hastanenin tamamlanması,
·   Ulaştırma alanında, yeni yollar, havaalanları ve demiryolları inşası,
·   Su ve tarımsal altyapı, belediye hizmetleri ve altyapı alanında toplam 7.2 milyar Dolar tutarında yeni projelerin hayata geçirilmesi öngörülmektedir.
Suudi ekonomisinde "2007 yılı sonuna ilişkin gözden geçirilmiş tahmini büyüklükler" de netlik kazanmıştır. Buna göre, 2007 yılı sonunda, bütçe gelirlerinin 165.7 milyar Dolar, bütçe giderlerinin 118 milyar Dolar, bütçe fazlasının ise 47.6 milyar Dolar düzeyinde gerçekleşeceği; kamu borçlarının, bütçe fazlasından aktarılan 14.27 milyar Dolar tutarındaki kaynakla, gayrısafi milli hasılanın %19'una karşılık gelen 71.2 milyar Dolar'a indirilmiş olacağı öngörülmektedir.
SA gayrisafi yurtiçi hasılasının ise, 2007 sonu itibariyle, sabit fiyatlarla %3.5 oranında büyüyerek 376 milyar Dolar'a ulaşmış olacağı tahmin edilmektedir (Petrol dışı endüstri sektöründe %8.6, telekomünikasyon, ulaştırma ve depolama sektörlerinde %10.6, inşaat sektöründe %6.9, elektrik, gaz ve su ile ilgili sektörlerde %4.4, toptan, perakende, otel ve hazır gıda sektörlerinde %6, mali hizmetler, emlak ve sigortacılık sektörlerinde %4 oranında büyüme sözkonusudur). Özel sektörde kaydedilmesi beklenen büyüme ise %5.9'tür. 2007 yılında özel sektörün gayrısafi yurtiçi hasılaya katkısının sabit fiyatlarla %46.1 oranında olacağı tahmin edilmektedir.
2007 sonunda cari dengenin 92 milyar Dolar fazla vermesi, 2006 yılında %1.8 olan enflasyonun ise 2007'de %3.1 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. 
2007 yılında SA'nın petrol ihracatının artan petrol fiyatlarının etkisiyle toplam 201.1 milyar Dolarlık rekor düzeye ulaşması, 2006'da toplam ihracatın %10'unu oluşturan petrol dışı ihracatının ise, 2007 yılında toplam ihracatın %12.4'ünü oluşturacağı tahmin edilmektedir.
SA'nın 2008 yılı bütçesinde, gerek ülkedeki Suudlaştırma politikası sonucunda ortaya çıkan kalifiye Suud işgücü talebini karşılamak, gerekse ülkenin kalkınma programını sürdürmek amacıyla, bir önceki yıl olduğu gibi eğitime rekor düzeyde bir kaynak ayrılmıştır. Bizzat Kral Abdullah, eğitime bütçenin dörtte birinden fazlasının ayrıldığını, bu kaynağın, yüksek, teknik ve mesleki eğitim dahil insan kaynakları gelişimi için harcanacağını, ayrıca üniversitelerde kurulması planlanan yeni araştırma-geliştirme birimlerine atıfla, bilimsel araştırma ve teknolojik ilerlemeyi geliştirileceğini ifade etmiştir.
2008 bütçesinin, ülkenin kalkınma ve altyapısını geliştirme ile enflasyonist baskıların dizginlenmesi olmak üzere iki başlıca husus dikkate alınarak hazırlandığı anlaşılmaktadır. 2008 yılı bütçesinin temel gider kalemleri, savunma ve güvenlik, eğitim ve sağlık alanları olarak belirlenmiştir. Bütçede dikkat çeken hususlardan biri, Kral Abdullah'ın tahta çıkmasının ardından hız verilen kalkınma projeleri için 44 milyar Dolar gibi önemli bir kaynak tahsis edilmiş olmasıdır. Bu çerçevede, 2008 yılında gerek SA ekonomisinin petrole bağımlılığını azaltmak, gerekse ülkenin her bölgesine yayılan dengeli bir ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla, ekonominin çeşitlendirilmesi, altyapının geliştirilmesi ve istihdam olanakları yaratılmasına yönelik projelerin uygulanmasına devam edileceği değerlendirilmektedir. Nitekim, bütçenin bu hedefini vurgulamak istercesine, Suudi basınında, 2006 yılında toplam ihracatın %10'u seviyesinde olan SA'nın petrol dışı ihracatının, 2007 yılında %12.4 seviyesine yükseleceği belirtilerek, bunun yavaş ancak önemli bir gelişme olduğu şeklinde yorumlara yer verilmektedir.
2008 yılı bütçesi ile ilgili öne çıkan bir diğer husus da SA'da yükselişte olan ve artık yönetimin de kabullenmek zorunda kaldığı enflasyon gerçeğini dizginlemeye yönelik önlemlere yer verilmesidir. Hatırlanacağı üzere, son yıllara kadar enflasyonun önemsenmeyecek seviyelerde gerçekleştiği SA'da, son zamanlarda fiyatların alışılmadık bir biçimde artış göstermesi üzerine Kral Abdullah, 2007 Ekim ayında İçişleri Bakanlığı ve bölge emirlerinden sözkonusu artışın sebepleri hakkında bir rapor hazırlanmasını talep etmişti. İlginç bir şekilde, 2007 yılında enflasyonun %3.1 olarak gerçekleşeceğinin açıklandığı, ancak bu tahminin %3.7 olan 10 aylık enflasyon verilerinin ortalaması ile örtüşmediği de Suudi basınında belirtilmektedir. Esasen, 2007 yılı enflasyonunun resmi olarak açıklanan %3.1 seviyelerinden oldukça yukarıda olduğu tahmin edilmektedir. Nitekim, bütçenin açıklanmasının hemen ardından Suudi Merkezi İstatistik Kurumu tarafından yapılan açıklamada, 2007 Eylül ayında %4.89 olarak gerçekleşen enflasyonun, Ekim ayında son 10 yılın en yüksek değeri olan %5.35 seviyesine yükseldiği belirtilmektedir. Sözkonusu artışın özellikle kira ve gıda fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandığı açıklanmıştır.
Diğer yandan, SA’da görülen enflasyonun en önemli nedenlerinden birinin, ülkede uygulanan Dolara bağlı sabit kur politikası olduğu bilinmektedir. Son yıllarda ABD Dolarının Avro ve diğer para birimleri karşısında önemli ölçüde değer kaybetmesi, gıda ve diğer birçok alandaki ürünü Avrupa ülkelerinden Avro cinsinden ithal eden SA’da maliyetlerin ciddi ölçüde artmasına, Dolar üzerinden satılan petrolden elde edilen gelirlerin ise azalmasına neden olmuştur. Buna rağmen, gerek 17-18 Kasım 2007 tarihlerinde Riyad'da düzenlenen III. OPEC Zirvesi'nde petrol ticaretinin Dolar yerine daha değerli bir para birimi üzerinden yapılması tekliflerine, gerekse 3-4 Aralık 2007 tarihlerinde Katar'ın başkenti Doha'da yapılan 28. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi’nde Dolara bağlı sabit kur politikasının terk edilmesi yönündeki baskılara karşı en büyük direnişi SA göstermiştir. SA yöneticilerinin konuyu “hassas” olarak nitelendirerek, tüm olumsuz yansımalarına rağmen ABD Dolarına dair halihazırdaki politikaların sürdürülmesini çeşitli platformlarda savunması dikkat çekicidir.
Tamamen yerli kaynaklardan alınan ve büyük kısmı bankalara olan borçların ödenmesi için 2007 yılında 28.8 milyar Dolarlık büyük bir kaynak ayrılırken, 2008 yılında bu rakamın yaklaşık yarısına karşılık gelen 14.2 milyar Dolar tutarında bir kaynak ayrılmış ve 2008 yılı sonu itibariyle borçların gayrı safi milli hasılaya oranının %28'den %19 seviyesine indirilmesi hedeflenmiştir. Bu ihtiyatlı tutumun ardında, bankalara ve iç piyasaya çok miktarda para yükleyerek likidite fazlalığına ve dolayısıyla enflasyonist hareketlere yol açılmaması yönündeki kararlılığın yattığı anlaşılmaktadır. Nitekim, 2007 yılında ortaya çıkan SA standartlarında yüksek denebilecek enflasyonun bir sebebinin de kamu borçlarının gereğinden daha hızlı bir şekilde ödenmesi olduğu yorumları yapılmaktadır.
Diğer taraftan, 2008 yılı bütçesinde yargının reformu için bütçenin %2'si oranında yaklaşık 1.86 milyar Dolar ayrıldığı özellikle belirtilmektedir. Konuya ilişkin olarak Kral Abdullah, Suudi Haber Ajansı'na yaptığı açıklamalarda, sözkonusu tahsisin yargı birimlerinin geliştirilmesi ve Ekim ayında kabul edilen ve yargıtay ile iş mahkemeleri gibi yeni kurumların oluşturulmasını öngören yasanın hayata geçirilmesi için ayrıldığını dile getirmiştir. Sözkonusu kalemin ayrı olarak belirtilmiş olması ve bizzat Kral Abdullah'ın konuya dair açıklamalar yapmış olması, uluslararası alandaki imajı zayıf olan yargı sisteminin reformu konusunda kararlı olunduğuna işaret etmektedir.
 
En iyi dileklerimizle,
T.C. Riyad Büyükelçiliği